Modernizm (modernite, modern, modus vb.) ile şiirin bizdeki ilişkisini merak edenler için kaynak seçenekleri onlarca değil. Meşrebinize göre tesadüf edebileceğiniz kaynaklar içinde ya Sosyalizm mevcut ucundan ya da başka bir buğulu gözlük olan Resmî İdeoloji ya da işte buna benzer büyük anlatı envanterleri. Ya da son zamanlarda modern-sonrası düşünceyi ele alan, bütün bu buğulu gözlükleri takmayı reddedip, görebildiği kadarı ile konuya yaklaşan kitaplar mevcut. Ben modernizm konusu açıldığında “kültürel boyut”tan başka boyut bilmeyen ve böylelikle tek boyutlu okumalar seline kendini kaptıran vektör kafalılardan olmasam da, bir yerinden de olsa, tutup, doğru düzgün okumaya çalışanlara da sevecenlikle yaklaşıyorum. Velhasıl, iyi de oluyor.
Örneğin şiiri inatla resmi sayılabilecek kaynaklardan ve ayda bir, iki enformasyon hapları ile izlemeye çalışan, dergilerde, şiirin gündeminin olduğunu zannedenlerden Yücel Kayıran, sapla samanı karıştıran bir yazı yazdı geçenlerde Radikal Kitap’ta. Tepkiler de beraberinde geldi. Halbuki Kayıran’ın çok fazla okuması gerekiyordu internette olanları. Çünkü son 10 yıl internet üzerinde şiir konusundaki hareketlilik ve canlılık çok fazla. Öncelikle Kayıran’ı anlıyoruz, zira, internet gibi uçsuz bucaksız bir şeyin içinde şiire ait düzgün bilgi alabilmek için insanın çok sabırlı olması gerekmekte. Google’da “şiir” diye bir şey arattığınızda karşınıza çıkacak güncel ve doğru bilgi sayısının azlığı ise oldukça endişe verici. Zaten son 10 yılda internete “soğuk” kalan şairleri haklı çıkaracak çok az gelişme oldu sayılır. Web üzerinde enformasyon yakalamak, sözlü kültürün 2. dereceden saldırısına maruz kalmak demek çünkü. Hele 40 saniyeden fazla okurun ilgisini çekebilmek hiç de kolay değilken..
Öyle veya böyle, son 10 yıl, bir çok değişikliğe sebep oldu ve bu değişiklikler ışığında geçmişe, Cumhuriyet az-öncesi ve sonrasına bakmak isterseniz Yalçın Armağan’ın “İmkansız Özerklik” kitabı işinize yarayabilir. Çünkü modernleşmenin bir soru işareti olarak konduğu kitapta, bu modernleşmenin şiirde izdüşümlerini ve yarattığı sancıları, 1977 doğumlu birinden okumak ve kafanızdakilerle karşılaştırmak fena değil. Her ne kadar bir tez özeti olsa da…
Akademi’nin aydınlanma ve modernleşme ile ilgili sahih fikirleri olmaması, bunları her zaman resmi ideolojinin (türkleşme, batılılaşma, muassırlaşma ya da islamlaşma) sac ayakları ile okumaya çalışması çeşitli arızalar oluştursa da -ki kitap da bununla yaralı, özerk bir modernleşme tanımı yok Armağan’ın, sonuçlara bakıyor nihayetinde- günümüz okurunun kafasında daha da fazla soru işareti oluşturabilecek bir kıvamda kitap..
Notun başlığını neden öyle koyduğuma gelince, sanıyorum, modern saydığımız şiir bize öğretilenden çok daha geride bir tarihte başlıyor ve bize öğretilenden çok daha erken bir tarihte sona eriyor. Daha sonra olanları anlamak için ise tonlarca kitaba ve araştırmaya ihtiyacımız var. Günümüzü anlamak ise, neredeyse İmkansız!
Etiketler:özerklik, türk şiirinde modernizm, yalçın armağan
