Birkaç kuşağı esir alan savrulma histerisinin karşımıza bir tipoloji çıkarmayı başarabilmesi bir yana, dikkat edersek, Şiir Tarihi anlatımız artık Büyük Anlatı’nın değil, bunların fraktallanmış kısımları ile kendisine imkânlar bulmaya girişiyor. İnsan “esas sorun neydi ki?” diye düşünmeden edemiyor. Kazanılmış mücadelenin “replay” görüntülerini izler gibiyiz çoğu durumda. Örneğin hep geriye gitmeye mahkummuş gibi davranmak zorundayız. O “episode”u tekrar sahneye koymaya girişiyoruz. Tedavi edilmiş olduğunu umduğumuz o arazların, nüksetmediğini de kimse söyleyemiyor. Yalancı bir nevroz ya da tutmamış bir iddia gibi şiire ilişkin tüm çözümlerimiz. (daha fazla…)
Etiket Arşivi: devlet

